|
| ||
| Göster/ Gizle | ||
|
Oturduğumuz binanın altında bulunan kahvehane gece yarısından sonra sabaha kadar oyun oynatan kumarhaneye dönüşüyor ne yapıyoruz ?Görmezden geliyoruz... Manavın yanında, yolun sağında gençlerin takıldığı bir (izbelik) cafe ,önünde bakışları donuklaşmış,acayip kılıklı, madde aldıkları her yerlerinden belli gençler ne yapıyoruz ? Kafamızı sola çevirip orada bulunan binanın duvarlarına baka baka geçiyoruz.. Mahallede bir merdivenaltı atölye,içeride uygunsuz koşullarda ya şeker ,çikolata ya taklit marka ürün üretiliyor..Ne yapıyoruz? Bize ne ! Ekmek parası kazanıyorlar.İyi de halkın sağlığıyla oynayıp kazanıyorlar... Okul önlerinde yarım ekmek arası uyuşturucu servisi yapılıyor.Veliler ne yapıyor? Çocuğunu okuduğu okuldan alıp başka bir okula vermeye çalışıyor.Öteki çocuklar ne olacak? Bana ne !... Oturduğunuz apartmanda bir randevuevi kimin girdiği çıktığı belli değil.Tam iki sene rahatsız edilmeden güle oynaya işletiyorlar,herkes durumun farkında,kimseden gık! yok... Tüm bu yasa dışı faaliyetlerle uğraşanlar, zayıfı ezen ve faydalananlar nereden cesaret alıyor ? Polisin olaylara yetişememesinden mi ?Hayır .Yasaların yetersizliğinden mi ? Hayır.. Ülkemizde aksi örnekler olmasına karşın yasalar yeterli sayılır, polis de yeterli olmak için olağanüstü gayret sarfediyor..Kötü adamlara cesaret veren biziz.Evet,biziz..Adamlar görülsek de bilinsek de kimse bizi şikayet etmez mantığıyla rahatça hareket ediyorlar. Haklarınızı arayın.Arayın 155i, isim vermenize gerek yok,olmadı Kaymakamlığa dilekçe verin.Kimse bizimle ilgilenmez demeyin.Olaylardan daha tehlikelisi umursamazlık,kanıksamaktır... Herşeyi devletten beklemeyelim,yardım edelim,kendi kendimizin polisi olalım önce....
| ||