Anasayfa / Genel / KABAK DOLMASI...

KABAK DOLMASI...

Esasında bugün  hat sanatı ve üzerine yapılan tartışmalar ilgili bir devam yazısı yazmayı düşünüyordum.

Hatta bu konuyla ilgili olarak aldığım olumlu tepkiler, Türkiye'de sanatın sanıldığının aksine önemsendiği,günlük hayatımızın içinde artık ciddi olarak yer aldığı konusunda beni hayli cesaretlendirmişti.

Ancak dün akşam televizyonda şahit olduğum bir konudan epeyce rahatsız oldum ve bizim millet olarak dünya kültürüne katacağımız yenilikler konusunda fazla iyimser davrandığımın farkına vardım.

Televizyon kanalı Show Tv,program Buzda Dans.Benim işim programın formatını,jürisini,yarışmacılarını filan eleştirmek değil.Beğenen izler, beğenmeyen alternatif arar,orası ayrı...

Beni rahatsız eden ve düşündüren olay ise : Yarışmacıların performanslarını gösterdikleri yarışma anında kullanılan fon müzikleri.

Bilirsiniz; buz pateninin özü klasik bale figürlerinden oluşan koreografinin buz üzerinde patenle uygulanmasından oluşur.Ünlü yarışmacıların profesyonel partnerleri ile -kısa bir eğitimden sonra -yapmaya çalıştıkları da bu.Ve ben bu fikire, formata saygı gösteriyorum.

Ama ta Orta Asya'dan Anadoluya göçümüze ve oradanda günümüze kadar toplumumuzun karakterini,duygularını,öz benliğini yansıttığı halk türkülerimizin fon müziği olarak kullanılmasına da karşıyım.

Zaten halk müziği ile bale elma ile armutları toplamak gibi birşey.Çünkü bale sanatı batı müziği formlarına uygun bir koreografi ile icra ediliyor.Müzik alt yapısı,ritmleri hepsi ona göre.Ama bizim halk müziğimizin alt yapı özellikleri ile batı müziğininki arasında dağlar kadar bir fark var (En basitinden oktav farkı,usül farkı var v.s, v.s) .Bu konunun bir boyutu..

Diğer bir boyutuna gelecek olursam ki bence en önemli nokta da burası : Biz binlerce yıllık  halk müziğimize bir türlü sahip çıkmadık.Geliştirmek ,yenilikler getirmek adına (sınırlı çabalar var ama yetersiz)uğraşmadık:Sonunda canım türkülerimiz meyhanelerde barlarda icra edilir,tavernalara meze olur hale geldi.En basiti analarımızın yaktığı ağıtlar şimdilerde manitaya istek oldu.

Türkiye'de değerleri,sahip olduklarımızı yenilikler adına ,geliştirmek adına,daha da iyisi adına tartışmaya açabiliriz ama kabak gibi oyup içini boşlukla dolduramayız.Bu o zaman içi sadece boşlukla dolu kabak dolmasına benzer.Bilmem onunda lezzetini tahayyül edebiliyor musunuz ?

Sanatta söz sahibi olalım,yeniliklere imza atalım,dünya kültürüne katkıda bulunalım derken saçmalayalım,artistik patinajı da,halk müziğimize de absürt hale getirmeyelim...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !
Bu içeriği duvarında Paylaş
  • Bu içeriği arkadaşlarınla paylaş!
  • Yeni içerikler bul!