|
| ||
| Göster/ Gizle | ||
|
Bir arkadaşımın Büyükada'daki Adalar kültür merkezinin yanında bir köşkü var.En üst kattaki daireleri kiraya vermemiş hafta sonları gidiyor kalıyoruz... O zaman rahmetli Ecevit daha sağ,hastanede yatıyor.Rahmetli İsmail Cem ise hastalığı ile boğuşuyor, meydan siyasetin "kurt" genel başkanına tam manasıyla kalmamış... Geniş balkonda oturmuş,karşı damlarda yumurtadan yeni çıkmış yavrularına bakan,besleyen,büyüten martıları ve eşşiz manzarayı seyrediyoruz eşimle,caddeden birbiri ardına geçen faytonların zillerini dinleyerek..
Karı koca hafta sonunu iple çekiyoruz adaya gitmek için.Hem martıları merak ediyoruz,hem akşamları havanın serinliğini hemde alt katımızda oturan Adalar Musiki Cemiyeti'nin eşşiz fasıllarını dinlemeye.. Cumartesi sabahtan akşama kadar toplanıp Türk sanat musikisinin kıymetli eserlerini prova ediyorlar,Pazar günü ise caddeye bakan verandaya çıkıp faslı icra ediyorlardı.Biz üst katta mest oluyor,verandadan göğe doğru süzülen musiki nağmelerini yakalamaya çalışıyorduk kulaklarımızla. Meşhur bir isim,ünlü tiyatro sanatçısı Levent Kırca'da eşlik ediyordu fasıllara.. Cemiyette olanlara gelince : Ermeni Rum Türk Süryani herkesten bir parça vardı.Müzik ise TÜRK SANAT MÜZİĞİ...(Hani beste ve güftecilerinin sadece Türk kökenli sanatçılar olmadığı müziğimiz.) Açılış parçaları LA İLAHE İLLALLAH olan tasavvuf eseri,ikinci parça bir başka tasavvuf eseri takip edenlerde müziğimizin birbirinden kıymetli eserleri,kapanış yine tasavvuf musikisinden...
Kimi insanlar Adalar'a Prinkipo dondurması (Rumca'da Büyükada'nın adı Prinkipo'dur)yemek için,kimi faytonları için,kimi ormanlarına ; sevgilisiyle başbaşa kalmak,kimi piknik için,kimi ailece yüzmeye gider.Ben parçası olduğum,dahil olduğum bu mozaiği yaşamaya gittim hep... Şimdi aradan geçen 6 ay sonrasında geldiğimiz duruma bakın.İnsan 6 ay evvelini bu kadar özler mi?...
| ||
|
| ||